TOGA MEDYACI MENÜ
Ana Sayfa
Toga Röportajlar
Picasso Mustafa
Toga Makaleler
=> 01-Açlık Sınırı
=> 02-Orda Bir Köy Var
=> 03-Örnek Başkanlar
=> 04-Milletvekili Adayları M.Toga
=> 05-Kurban Bayramı
=> 06-Misyonu Tamamladık-TOGA
=> 07-Kitapların Özeti M.Toga
=> 08-İzmir Gaziemir'de ki Arsa
=> 09-Ege'de Bağ Bozumu-ÇİFTLİK
=> 10-TogaMedya-Gazeteciler
=> 11-Hamide Kılıç 99 Yaşında
=> 12-Allahdiyen Yaylası
=> 13-Servet 13b-Hatay da Kunefe Yenir
=> 14-Tibbi-14a-Adimi Unuttum
=> 15-Türkiye'nin Zenginleri
=> 16-Keşkeler Olmasa!
=> 17-Türk Sineması
=> 18-Hep Birinci Olacaksın
=> 19-Zeytinlik Yangını
=> 20-Osman ile Neriman
=> 21-Traktör Bozuldu Bintepeler'de
=> 22-Mercedes Çöpe Gitti
=> 23-Kabadayı Yeşil Ejder
=> 24-Listenin 2. Sırası
=> 25-Anahtar: Duyarlı İnsanlar
YOL HiKAYELERi-Gezi Notlari
AKTÜEL DOSYALAR
DOSTLARIN FOTOLARI
Türkce Ögretmeni ve Okunan Okullar
Hollanda'da Öğretmenlik Yılları
Hollanda D66 Partisi Adaylari
Basbakan Erdogan'in Hollanda Ziyareti
Salihli'nin Sultanları voleybolda 3-0 yendi
Baskan Kayda ile Basin Mensuplari
Şiir Şöleni ve BizimEce Şairleri
Avrupa Devletleri Tabelası
Brüksel AB ve Hollanda II.Kamer
El Mercan Balık Sarayı
Ciftligin Sadik Bekcileri
Toga'dan Duvar Resimleri
50-Salihli Karlar Altında
Linkler
İletişim
Ziyaretçi defteri
 


 





 










 





 











13-Servet 13b-Hatay da Kunefe Yenir

 

Güç servette değil, nakitte

GÜÇ SERVETTE DEĞİL, NAKİT PARADA!

Nakit parası olan kendini emniyette hisseder, serveti olan sadece öğünür!

Deneme/Makale: Mustafa Toga / 2013 

Eğer insanın nakit parası varsa bu banknot olabilir, altın veya hisse senedi, kendisini güçlü hisseder. Gerçekten "Güçlüdür de!" Alacağı kararlarda, yapacağı işlerde kendinden emin olur. Öbür türlü serveti varmış, iki apartman dairesi, üç dükkanı, beş arabası, 100 dönüm arazisi ama cebinde parası yoksa hep terettürde kalır. 

Neden mi? 

Varsa bastırıp alırsın. Vergi mi geldi, borç mu çıktı tıngadak ödersin. 

Yok mu? 

Evimi satayım, tarlamı satayım diye kıvır kıvır kıvranırsın üstelik malın da yok pahasına gider. 

KEFİL OLUP DERT SAHİBİ OLMA

Bir örnek vereyim. İzmir’de yakın bir arkadaşım, bir samimi dostuna bankadan kredi alırken kefil oldu. Bir süre sonra dostunun işleri iyi gitmedi, ticarethanesini batırdı. Banka kefil olan arkadaşıma haciz gönderdi. Babasından kalan evi sattı, maalesef elin borcunu kapatamadı. 67,5 dönüm sulu arazisini satmak zorunda kaldı. Kaça sattı biliyor musunuz? 140.000 Tl. Hem de nolursunuz, lütfen gelin malımı satın alın diye yalvararak çünkü borcu zamanında ödeyemezse hapishanenin yolu görülmüştü. Yaklaşık bir yıl sonra komşusu bitişikte hisseli olan tarlayı dönümü 4.700 tl den yani 320.000 tl ye sattı. (Çünkü tok satıcıydı)

Paranızı harcarken de, kefil olurken de, borç verirken de çok dikkat ediniz..! Demek istediğim malım mülküm var bir şey olmaz bana, elimdeki parayla da yeni bir şeyler alayım demeyin. Koyun bir kenara “Ak akça kar gün içindir” diye boşa dememiş atalarımız. Özellikle bu kriz günlerinde. Görüyorsunuz Yunanistan battı! Avrupa Birliği’nden 134 milyar Euro borç para istiyor, kurtulmak için. İrlanda, Portekiz, İspanya devletleri de aynı keza ekonomik sıkıntıdalar.

AYAĞINI YORGANINA GÖRE UZAT

Dikkat ederseniz Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımız bundan on sene önce artık buradan gidici değil kalıcıyız diyerek bahçeli evler, son model arabalar, lüks daireler satın aldılar. 
Özellikle ikinci kuşak gençlerimiz bankalara çok borçlandı. 2009 da patlak veren Global krizden sonra ise ödeme zorluğu çekmeye başladılar. Bu arada bir çoğuda işini kaybetti. Şimdi görüyor musunuz Avrupa devletlerinin çoğunun sokaklarında kaç tane lüks araba var? (BMW-X5’in 3 aylık vergisi 578 Euro) Herkes küçük ama ekonomik, vergisi az olan arabalara binmeye çalışıyor. Sağdan soldan kısıp tasarruf yapmaya çalışıyor. 
Siz siz olun paranızı har vurup harman savurmayın çünkü böyle giderse bu günler mumla aranacak.

Cebinizde nakit paranız dursun, kafanız rahat olsun.
............................................................................................................................................................



HATAY’DA KÜNEFE YENİR

Şef Şekip Altunoğulları sıcak sıcak künefelerimizi hazırlayıp servis ediyor. Ardından gerçek künefe Hatay’da yenir diyen şef, “İki katman kadayıf arasına yerleştirilmiş özel tuzsuz peynir koyarak pişirdiğimiz ve üzerine şerbetini, fıstığını eklediğiniz künefemizin yanında bir bardak çay da müessesemizin ikramı” diyor. Afiyet olsun!

Makale: 22 Temmuz 2021 // Mustafa TOGA // 058

Sabah 08:55 de Kadirli’den yola çıkıyoruz. Kadirli-Hatay arası 170 kilometre. Osmaniye İline gelince akaryakıtı (LPG) fulluyoruz. Osmaniye’nin sembolü elinde yer fıstıklı kadın heykelini görünce durup fotoğraflıyoruz. Şehir merkezine girmeden tabelaları takip edip otobana çıkıyor ve Toprakkale istikametine yani Gaziantep'e değil de Adana yönüne dönüyoruz. Toprakkale’ye gelince yol ikiye arılıyor Adana-Mersin ve İskenderun-Hatay. Biz Hatay istikametini alıyoruz. Erzin ilçesine gelince eski anılarım canlanıyor. Portakalları ile meşhur Dörtyol ilçesine teğet geçiyor otoban. Dörtyol’mu çok gelişmiş çok. Payas’a gelince deniz ve sahilin kokusu geliyor burnumuza. Gençlik yıllarımda incecik kumlarına uzanıp yatmış, az mı denizine girmiştim Payas'ın.

 

ANILAR ANILAR “İSDEMİR”


‘İSDEMİR’: İskenderın Demirçelik Fabrikasının yüksek bacaları gözüküyor. Bölge ekonomisin can damarı. İskenderun şehir merkezine 25 km mesafede ki İsdemir’in inşaatında/montajında 1974 yılında 1,5 ay çalışmıştım. Ceyhan Endüstri Meslek Lisesini bitirince kaynakçı olarak işe girmiştim. Bu konuda daha geniş bilgiyi “Adımı Unuttum Yusuf” makalesinde bulabilirsiniz.


İsdemir’in bacalarından dumanlar göklere doğru yükseliyor. Çevre ve liman ince toz bulutu içerisine. Anılar… anılar..! Zaman ne çabuk geçiyor 45 yıllık anılarım sinema şeridi gibi hala gözlerimin önünde.


İskenderun’u geçince otoban Belen’in girişine gelince bitiyor. Kanımızın en deli aktığı bir dönemde Hatay ve Belen ilçesinin en gözde yaylası olan Soğukoluk’un otellerine gelmiştik bir gurup arkadaşla. İsterseniz bu konuya fazla girmeyelim?

Neyse, Belen girişinde duble yol başlıyor. Buraların en berbat trafiği var burada çünkü eskiden de yol tam şehrin ortasından, daracık bir vadiden geçiyordu. Tek fark eskiden tek gidiş gelişti şimdi duble yol olmuş. Fakat çile aynı çile. Ne tünel yapılmış ne viyadük var. Amik Ovasına geçebilmek için Amanos dağlarına tırmanıyoruz. Trafik çok kalabalık burada, dar bir vadinin içerisine yol kıvrım kıvrım yukarı tırmanıyor. Zirveye gelince bir ooof çekiyorsunuz sonra iniş başlıyor. Tam ovaya inince yol ikiye ayrılıyor. Kırıkhan-Reyhanlı ve Antakya-Samandağ diye. Yol çatıdan (Kavşak) Kırıkhan 17 kilometre mesafede.

Buralara gelmişken Kırıkhan’ı da görmeden gitmeyelim diyoruz. Kırıkhan; Diş Hekimleri ile meşhur, bu meslektekiler sokak aralarına kadar dağılmışlar. Türkiye’de özellikle Akdeniz bölgesinde dişçilik demek Kırıkhan demektir.

 

HATAY DEVLETİ 1939’DA TÜRKİYE’YE İLTİHAK ETTİ


Kırıkhan şehri merkezini şöyle bir arabayla dolaştıktan sonra geri ana yola çıkıyoruz. Hatay’a varmak için 27 km yolumuz kaldı. Hatay’ın iki merkez ilçesi var Antakya ilçesi ve Defne ilçesi olmak üzere. Suriye sınırındaki Hatay 2012 yılında büyükşehir olunca şu anki 1.659,320 nüfusuna ulaşıyor.


1918 den 1938 yılına kadar bağımsız bir devlet olan Hatay, Hatay Devlet Meclisinin 1939 yılında oy birliği ile aldığı bir kararla Türkiye Cumhuriyeti'ne iltihak ediyor. 


HATAY KÜNEFESİ VE TESTİ KEBABI


Daha sonra Hatay şehir merkezine giriyoruz. Şehrin trafik yoğunluğu hemen artıyor. Türkiye Süper Ligindeki Hatayspor Stadyumunun önünden geçip Belediye parkına yani 15 Temmuz Parkına varınca arabamızı Antakya’nın ana caddelerinden biri olan Atatürk Caddesine park ediyoruz. Ortasında heykeller bulunan büyük bir meydan var.  Şehri dolaşıyoruz. Birkaç sokak ilerde Hatay ile özleşmiş, filmlere konu olan Asi Nehri (Orontes River) tüm ihtişamıyla akıp gidiyor. Parkta oturan insanlara Hatay’a özgü yiyecekleri soruyoruz.  Künefe ve testi kebabını tavsiye ediyorlar. Şehir merkezinde olduğumuz için onlarca Künefeci ve Testi Kebabı Salonunun isimlerini söylediler.

Bizim bulunduğumuz yere en yakın olan Harika Künefe Salonunu ardından Mert Kasap Restaurant’a gidiyoruz.


Harika Künefenin şefi Şekip Altunoğulları sıcak sıcak künefemizi hazırlayıp servis ediyor. Ardından da çaylarımız geliyor. Mert Kasap Restaurantın yolunu tutuyoruz. Önüne gelince hanım; “Bu öğlenin sıcağında etli, yağlı yemeği midemiz kaldırmaz, en iyisi hafif bir şeyler atıştıralım” diyor. Haksızda sayılmaz çünkü aylardan Temmuz sıcaklık Hatay’da 41 derece.

Geri şehir merkezine geliyoruz. Parkın çevresinde bir sürü süt mısırcısı var. Üstünden dumanı tüten süt mısırlardan alıyoruz. Külahta dondurma da içimizi buz gibi soğuttuyor.

Oradan 343 kilometre uzaklıkta Mersin-Erdemli Avğadı yaylasına, kardeşimin yanına (Rakım 1.422 m)  gitmek için Hatay’dan ayrılıyoruz. Lezzet-i Ala, hala künefenin tadı damağımızda.

....................................................................................................................................................



HATAY VE İLÇELERİ

HATAY 2020 NÜFUSU .......... 1.674.070

 

                                   06.07.2021/M.TOGA

İskenderun nüfusu 2020 yılına göre 250.964. Bu nüfus, 125.665 erkek ve 125.299 kadından oluşmaktadır. Yüzde olarak ise: %50,07 erkek, %49,93 kadındır.


Kırıkhan nüfusu 2020 yılına göre 119.028. Bu nüfus, 59.698 erkek ve 59.330 kadından oluşmaktadır. Yüzde olarak ise: %50,15 erkek, %49,85 kadındır.


Belen 500 metre rakımdadır. Geçidi yaklaşık 5 km ileride Kıcı Mahallesinden sonra Gedik Nur Dağlarında. 2020 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre Belen'in nüfusu 33.896'dır.

……………………………………………………………………………………………………………………………………………

MERSİN ERDEMLİ’NİN AVGADI YAYLASI

                      05.07.2021/M.TOGA

Mersin İli Erdemli İlçesine 30 kilometre uzaklıkta eski ismi Avgadı yeni ismi Aydınlar olan, yazın yayla olarak kullanılan bir yerleşim alanı. 1.422 metre rakımda olan yayla, yaz aylarına 60 bin kişiye kadar ulaşıyor. Hemen yanı başında​ Sarıkaya, Güzeloluk, Tozlu ve Toros (Zorkun) köyleri bulunuyor. Karaman İli Ayrancı ilçesi (Nüfusu 2.400 kişi) ise 85 km uzaklıkta. Bu dağ yolunun en zor tarafı Avgadı ile Ayrancı arasıda ki ilk benzin istasyonu 130 kilometre mesafede olması.


SICAKLIK: MERSİN 41 DERECE, AVGADI YAYLASI 12 DERECE

İki gündür yaylayız. İlk günün akşamı Toros dağlarına güzel yağmur yağdı. Sarıkaya yaylasıda nasibini aldı. Yaylanın çarşısını gezik.  BİM ve 101 Süpermarketlerinin yanı sıra dört tane daha yerel market var. İlkokul, Ortaokul ve İlçe Müftlüğü, bir Eczane ve bir Aile Hekimliği mevcut. Fırın, Bakkal, Kasapların yanı sıra onlara kebap salonu, lokanta. Ama iki şeyde eksiklik var. Hiç ATM (Banka) yok. Bu kadar insan 50 Tl para çekmek için Erdemli’ye mi gidip gelecek?  İkincisi iki tane benzinlik var. Biri çalışıyor diğeri kapanmış çalışmıyor. Petrol istasyonunda ise sadece mazot ve kurşunsuz benzin var, LPG (Gaz) yok. Bölgede nereden baksan kırk bin araba var ve bunun yüze 70’i LPG’li.


Diğer en büyük sorun ise Avgadı-Ayrancı-Karaman arası. İlk 60 km bozuk yol ve yılan gibi kıvrım kıvrım. Bir kavşaktan çıkıp diğer bir kavşağa giriyorsun. Tehlikeli, Sürücülerin çok dikkat etmesi gerkiyor. Son 30 kilometre ise duble yol değil ama genişletilmiş rahat, asfalt yol.


AYRANCI İLÇE NÜFUSU SADECE 2400 KİŞİ

İlçe nüfusu o kadar az ki benzin istasyonu bile yok. Yayladan aşağı 95 kilometre iniyorsun oradan Ereğli-Karaman otoyoluna çıkıyorsun. Karaman 49 km. Ancak daha 30 kilometre sonra Karaman’a 19 km kala ilk benzin istasyonuyla karşılaşıyorsun. Dikkat, önceden taşıtınıza Benzin/LPG doldurmayı unutmayınız. 



Bugün 2 ziyaretçi (78 klik) kişi burdaydı!
 
          
Her Gün Yeni Bir Başlangıçtır.....TogaMedyacı.....2006 dan bu yana

“Düşünce, Aktüalite, Edebiyat”







 

Toga Medyacı Editörü / Wie is de editor van TogaMedyacı






BİLGİSAYAR 'IP' TANIMA
SAYACI

Flag Counter
  


 



 


 




 
Copyrigt 2014 ..... Her Hakkı Saklıdır ..... Design by TogaMedyaci
Sitemizde yayınlanan haberler kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Bize mustafa_toga@hotmail.com e-mail adresinden ulaşabilirsiniz…




Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol